Çin Büyükelçisi Jiang Xuebin: Dört Maddelik Öneri, Orta Doğu’nun barış ve istikrara giden yolunu inşa etmektedir
2026/04/17

17 Nisan 2026 tarihlerinde, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin’in kaleme aldığı “Dört Maddelik Öneri, Orta Doğu’nun barış ve istikrara giden yolunu inşa etmektedir” başlıklı makale İHA’da yayımlanmıştır. Makalenin tam metni şöyledir:

Halihazırda Orta Doğu çatışmadan barışa geçen kritik bir aşamada bulunmakta ve barış için bir fırsat penceresi aralanmaktadır. Orta Doğu'daki istikrarsızlıklara karşı Çin, her zaman objektif ve adil bir tutumla barıştan yana durmakta ve bölgede barış ve istikrarın bir an önce yeniden tesis edilmesi için tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunmaktadır.

Birkaç gün önce, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping Orta Doğu’da barış ve istikrarın korunması ve teşvik edilmesine ilişkin dört maddelik bir girişimi ortaya koymuştur. Barış içinde bir arada yaşama ilkesine bağlılık, ulusal egemenlik ilkesine bağlılık, uluslararası hukukun kurallarına bağlılık ve kalkınma ve güvenlik arasında denge sağlanması gibi ilkelerden oluşan girişim, bölgenin mevcut krizinin siyasi yollarla çözülmesi için güçlü bir çağrı yapmış ve bölgenin kalıcı barış ve huzura kavuşturulması için Çin çözümü sunmuştur.

Barış içinde bir arada yaşama ilkesine bağlılık.

Orta Doğu ve Körfez ülkeleri birbirinden ayrılamayacak ve iç içe geçmiş olan komşulardır. Tarih boyunca yaşanan sayısız savaş krizlerin, merkezinde yer alan hiçbir ülkenin tek başına güvende olamayacağını ve iyi komşuluk ilişkilerinin tüm tarafların ortak çıkarlarına olduğunu göstermiştir. Çin, barış içinde bir arada yaşamanın temelini güçlendirmek üzere Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin barışmasını desteklemekte ve işbirliğine dayalı ortak, kapsamlı ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin inşasına ivme kazandırmaktadır.

Ulusal egemenlik ilkesine bağlılık.

Egemenlik, gelişmekte olan ülkeler dahil olmak üzere tüm ülkeler için temel bir beka sorunu niteliğini taşımakta ve ihlal edilemezdir. İran’ın da Körfez bölgesindeki tüm ülkelerin de egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir. Orta Doğu’daki deneyimler defalarca ispatlamıştır ki, hegemonya mantığının tamamen terk edilmesi, bölge ülkelerinin egemenliğine ve meşru güvenlik kaygılarına saygı duyulması ve BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine dönülmesi durumunda Orta Doğu ancak gerçek anlamda barışın şafağına kavuşabilir.

Uluslararası hukukun kurallarına bağlılık.

Uluslararası hukukun otoritesi korunmalı; “işine gelenler uygulanır ama gelmeyenler terk edilir” yaklaşımı reddedilmelidir. Büyük güçler askerî üstünlüklerine dayanarak keyfi saldırılarda bulunmamalı, dünya yeniden orman kanunu çağına geri dönmemelidir. Hakikat ile güç arasındaki mücadele karşısında Çin, BM merkezli uluslararası sistemi, uluslararası hukuka dayalı düzeni ve BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine dayanan uluslararası ilişkilerin normlarını kararlılıkla savunmaktadır.

Kalkınma ve güvenlik arasında denge sağlanması.

Güvenlik kalkınmanın temelidir, kalkınma ise güvenliğin teminatıdır. Orta Doğu, bölge ülkelerine olduğu kadar tüm dünyaya da aittir. Bölgenin enerji kaynakları, seyrüsefer rotaları ve ticaretin açıklığı ve güvenliği tüm dünya ülkelerinin menfaatleriyle yakından ilgilidir. Bu nedenle tüm taraflar, Orta Doğu ülkelerinin kalkınması için elverişli bir ortam oluşturmalı ve pozitif katkı yapmalıdır. Çin, Çin tarzı modernleşmenin sunduğu fırsatları paylaşarak bölgenin kalkınması ve güvenliğinin temelini güçlendirmeyi sürdürecektir.

Çin, sorumlu bir büyük ülke ve Orta Doğu ülkelerinin samimi bir dostudur. Çatışmalar durmadıkça Çin’in diplomatik arabuluculuk çabaları da durmayacaktır. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türkiye dâhil birçok ülkenin Dışişleri Bakanlarıyla yaklaşık 30 kez telefonda görüşmüştür. Çin hükümeti Orta Doğu Özel Temsilcisi bölgede mekik diplomasisi yürütmüştür. Çin, BM, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi platformlarda taraflarla koordinasyonu sürdürerek ateşkes sağlanması, çatışmaların durdurulması ve müzakere ve diyalogların teşvik edilmesine odaklanmaktadır. Çin’in sarf ettiği çabalar ve üstlendiği sorumluluk, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum tarafından takdirle karşılanmaktadır. 

Orta Doğu’daki çatışmalara ilişkin Çin ile Türkiye’nin tutumları büyük ölçüde örtüşmektedir. Her iki taraf da BMGK onayı olmaksızın gerçekleştirilen askerî saldırılara karşı çıkmakta ve çatışmaların yayılmasını reddetmektedir. Çin, Türkiye’nin ateşkesin sağlanması ve sorunun siyasi çözümü yönündeki çabalarını takdir etmektedir. Gerilimin düşürülmesi ve diyalog yollarının açılmasına ivme kazandırmak ve bölgenin kalıcı barış ve istikrara kavuşturulmasına aralıksızın katkı sağlamak üzere, Türkiye ile birlikte Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde koordinasyonlarımızı güçlendirmeye, stratejik iş birliklerimizi derinleştirmeye ve böylece barışın tesis edilmesi ve savaşın sonlandırılması için yapıcı rol oynamaya devam etmeye hazırız.

中华人民共和国驻土耳其共和国大使馆 版权所有 京ICP备06038296号 京公网安备110105002097
http://tr.china-embassy.gov.cn