
Türkiye Ortadoğu Araştırmaları Merkezi(ORSAM) Başkanı Sn. Dr. Temiz, Çin Medya Grubu Ortadoğu Müdürü Sn. Mu Li hnm, Türkiye Çin Dostluk Derneği Başkanı Sn. Koçoğlu, Türkiye Çin İş Geliştirme ve Destekleme Derneği Başkanı Sn. Beşer, Türkiye Çin Dostluk Vakfı Başkan Yardımcısı Sn. Erpul,
Değerli konuklar, arkadaşlar,
Herkese merhaba! "Baharda Çin: Çin’in Fırsatları Dünyayla Paylaşılıyor" Küresel Diyalog Toplantısı’na katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Öncellikle Çin Ankara Büyükelçiliği adına hepinizi en içten dileklerimle selamlıyorum. Hoş geldiniz!
Çin’in İki Toplantısı (Çin Ulusal Halk Kongresi ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın eş zamanlı genel kurul toplantıları) kısa bir süre önce başarıyla tamamlanmıştır. İki Toplantı sayesinde “Çin’in yönetişimi”ni daha iyi anlayabilir, Çin’in dinamik ekonomik ve sosyal gelişimini daha somut hissedebilir ve Çin’in dünya ile kalkınma fırsatlarını paylaştığını açıkça görebiliriz. İki Toplantı’dan çıkan ana mesajları dört anahtar kelime ile özetlemek istiyorum.
Birincisi, dayanıklılık. Bu, Çin’in ekonomisinde devam eden istikrarlı ilerleme eğiliminden yansıtılmaktadır. Çin ekonomisinin 2024 karnesi çok başarılıdır. Çin’in Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) yıllık bazda yüzde 5 artarak 134 trilyon 900 milyar yuana ulaşmıştır. Büyüme hızı, dünyanın önde gelen ekonomileri arasında ilk sıralarda yer alırken, küresel ekonomik büyümeye katkısı yaklaşık yüzde 30 seviyesine çıkmıştır. Çin'in toplam dış ticaret hacmi tarihi rekor kırmış, döviz rezervleri 3,2 trilyon ABD dolarını aşmıştır. Çin, en büyük imalat ülkesi olmanın yanısıra mal ticaret hacmi ve döviz rezervleriyle dünyada birinciliğini ve hizmet ticaret hacmiyle ise ikinciliğini korumuştur. Değişimler ve çalkantıların sürdüğü küresel ortamda, Çin küresel ekonomik gelişmenin önemli bir stabilizatörü ve itici gücü olarak dünya ekonomisine daha fazla istikrar ve netlik kazandırmıştır.
İkincisi yenilikçilik. Bu da Çin ekonomisinin yüksek kaliteli gelişiminden yansıtılmaktadır. Çin ekonomisinin "yenilikçiliğe" ve "yeşile" yönelimi daha belirgin hale gelmiş ve yeni kaliteli üretici güçler sürekli olarak büyümektedir. Geçtiğimiz yıl Çin, küresel inovasyon sıralamasında 11. sıraya yükselerek son on yılda en hızlı yükseliş gösteren ekonomilerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda Çin, dünyanın en iyi 100 teknolojik inovasyon kümesinden en çoğuna sahiptir. "Chang'e-6" keşif aracı, insanlık tarihinde ilk kez Ay'ın karanlık tarafından numune toplamayı başarmıştır. "Mengxiang" adlı derin deniz sondaj gemisi inşa edilerek deneme seferine başlamıştır. Entegre devreler, yapay zeka, kuantum iletişim, uzay ve havacılık gibi alanlarda da yeni ilerlemeler kaydedilmiş, Çin’in teknolojisi yeni zirvelere taşınmaktadır. Çin, ayrıca 10 milyonu aşan yıllık yeni enerji araç üretimiyle dünyada bir ilke imza atmıştır. Tüm bunlar, Çin ekonomisinin daha kaliteli bir şekilde geliştiğini ve dönüşüm ve yenilenme sürecinden geçtiğini göstermektedir.
Üçüncüsü, potansiyel. Bu, Çin ekonomisinin gelişimini destekleyen çeşitli avantajlarından yansıtılmaktadır. Geçtiğimiz yıl Çin ekonomisindeki artış, orta ölçekli bir ekonominin yıllık GSYİH’sına denk gelmektedir. Çin’in ekonomisi büyüdükçe ekonomik kalkınmasının temeli de sağlamlaşmış ve risklere karşı daha dayanıklı olmuştur. İşte bu, Çin ekonomisinin özgüven kaynağıdır. Çin, devasa bir pazar, tamamlanmış endüstri sistemi ve zengin insan kaynağı vb. avantajlara sahiptir. İşte bu da Çin ekonomisinin dinamizm kaynağıdır. İç talep, yapı ve motivasyonun gelişmesiyle Çin’in ekonomik gelişmesi için yeni alanlar açılacaktır. İşte bu da Çin ekonomisinin potansiyelinin kaynağıdır. Çin ekonomisinin uzun vadede iyiye gitme eğilimi değişmemiştir ve değişmeyecektir. 2025 yılında ortalama yüzde 5’lik ekonomik büyüme hedefimize ulaşmak için güvenimiz, yeteneğimiz ve koşullarımız tamdır.
Dördüncüsü, açıklık. Bu, Çin’in reform ve dışa açılımı ilerletme konusundaki kararlılığından yansıtılmaktadır. Çin’in ortalama tarife oranı %7,3’e düşerek küresel ölçekte düşük seviyede sayılır. İmalat sektöründe yabancı yatırımcılar için tüm pazar erişim kısıtlamaları kaldırılmıştır. Telekomünikasyon, sağlık ve eğitim gibi alanlarda daha çok pilot projesi başlatılmıştır. "Kuşak ve Yol" Girişimi yüksek kalitede ilerlemekte, bir takım büyük ölçekli projeler ve halka yararlı olan kamu projeleri sağlam adımlarla uygulanmaktadır. Daha elverişli bir iş ortamı oluşturacağız, kurumsal ve egemen açılımı kademeli olarak genişleteceğiz, en az gelişmiş ülkelere yönelik tek taraflı açılımı sürdüreceğiz, ve negatif listeyi giderek kısaltıp piyasaya erişimi kolaylaştıracağız. Türkiye de dahil olmak üzere tüm ülkeleri, Çin’in kalkınma fırsatlarını paylaşarak kendini daha da geliştirmeye davet ediyoruz.
Korumacılık çağın ruhuna uygun değildir. Tarife savaşı, ticaret savaşı ve teknoloji savaşı, tarihsel eğilimlere ve ekonomik kurallara aykırıdır ve bunların kazananı olmayacaktır. “Küçük bahçe, yüksek çit” inovasyon ruhunu bastıramaz; “ilişkileri kesme ve tedarik zinciri koparma” girişimleri nihayetinde yalnızca kendini yalnızlaştıracaktır. Baskı, zorlama ya da tehdit Çin ile ilişkiler kurmanın doğru yolu değildir. Ticaret savaşı bizi korkutmamış, tam tersine Çin’i yeni kalkınma modelini daha hızlı oluşturmaya ve iç talebi ana motor haline getirmeye teşvik etmiştir. Teknoloji engellemeleri bizi zorlamamış, tam tersine yenilik yapmamız ve büyük atılım gerçekleştirmemize ve önemli teknolojik başarıların art arda ortaya çıkmasına güç katmıştır.
Gelişmekte olan ülkeler ve “Küresel Güney”in önemli üyeleri olarak Çin ve Türkiye, kendi ulusal kalkınma ve yeniden canlandırılma hedeflerini gerçekleştirme ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerini koruma gibi konularda mutabıktır. Çin, Türkiye de dahil olmak üzere uluslararası toplumla işbirliğini güçlendirmeye, sıfır toplamlı oyun ve blok çatışmalarına ve "ilişkileri kesme ve tedarik zinciri koparma" gibi yanlış uygulamalara birlikte karşı çıkmaya, büyük zorluklarla elde edilen çok taraflı ticaret sistemini birlikte korumaya ve kapsayıcı ve evrensel yararlı olan ekonomik küreselleşmeyi birlikte teşvik etmeye hazırdır.
Değerli konuklar, arkadaşlar,
Son yıllarda, Çin Devlet Başkanı Sn. Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın stratejik liderliğinde, Çin-Türkiye ilişkileri olumlu gelişme eğilimi korumakta ve her alandaki somut işbirliği sürekli olarak genişlemiştir. Geçtiğimiz yıl iki ülke liderleri önemli uluslararası platformlarda iki kez bir araya gelerek ikili ilişkilerin geleceğine yön vermiştir. Çin-Türkiye Hükümetlerarası İşbirliği Komitesi Mekanizması'nın ikinci toplantısı başarıyla gerçekleştirilmiş, Dışişleri Bakanımız Sn. Wang Yi mevkidaşı Sn. Fidan ile geçtiğimiz yıldan beri iki defa görüşmüş ve her seviyedeki temaslarda önemli sonuçlar elde edilmiştir. İki ülkenin kalkınma stratejileri daha hızlı bir şekilde entegre olmakta, “Kuşak ve Yol” Girişimi’nin “Orta Koridor” Planı ile uyumlaştırılmasına yönelik ortak çalışma grubunun ilk toplantısı başarıyla düzenlenmiştir. Geçtiğimiz yıl 48,3 milyar dolara ulaşmış olan ikili ticaret hacmiyle ve Çin, Türkiye'nin Asya’daki en büyük, dünyadaki ikinci büyük ticaret ortağı olmuştur. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısı bir önceki yıla göre %65 artarak yaklaşık 410 bine ulaşmış ve pandemi sonrası yeni rekor kırmıştır.
Çin tarafı öteden beri stratejik açıdan ve uzun vadeden Çin-Türkiye ilişkilerine yaklaşmakta ve geliştirmektedir. Bu yıl, Çin-Türkiye stratejik işbirliği ilişkilerinin kuruluşunun 15. yıl dönümüdür. Yeni bir başlangıç noktasında, iki taraf daha geniş bir perspektiften bakarak fırsatları değerlendirmeli, iki ülke liderinin önemli mutabakatları ışığında, birbirinin kendi ulusal koşullarına uygun kalkınma yollarını izlemesine kararlılıkla karşılıklı destek vermeye devam etmeli, birbirinin temel çıkarları ve önemli hasassiyetlerini ilgilendiren konularda kararlılıkla karşılıklı destek vermeli, ve ikili ilişkilerin siyasi temelini devamlı olarak pekiştirmelidir.
Türkiye hükümeti, "Türkiye Yüzyılı Reform Planı"nda ekonomik dönüşüm ve yeşil ve dijital dönüşümü temel sütunlar olarak belirlenmiştir. Bu yıl Çin’in İki Toplantısı kapsamında sunulan hükümet çalışma raporunda, “ ‘Yapay Zekâ+’ eyleminin devamlı olarak teşvik edilmesi’’ne ikinci kez yer verilmiş ve "geleneksel sanayi sektörünün dönüşümü ve geliştirilmesinin teşvik edilmesi, imalat sektörünün dijital dönüşümünün hızlandırılması" önerilmiştir. Bu doğrultuda, daha yüksek düzeyde karşılıklı fayda ve ortak kazanç gerçekleştirmek, dolayısıyla kendi ulusal kalkınma ve yeniden canlandırılma hedeflerine ulaşılmasına karşılıklı destek sağlamak üzere iki ülke kalkınma stratejilerinin etkin entegrasyonunu hızlandırmalı, işbirliği alanlarını genişletmeli ve potansiyel işbirliği fırsatlarını keşfetmeli, işbirliğinin seviyesini ve teknolojik oranını sürekli olarak artırmalı, "Kuşak ve Yol" Girşimi’ni yüksek kalitede geliştirmelidir.
Günümüz dünyasında belirsizlikler ve çalkantılar iç içe geçmiş, riskler ve zorluklar giderek artmakta, barış ve kalkınma yeni sınamalarla karşı karşıya kalmıştır. Çin ve Türkiye, uluslararası ve bölgesel meselelerde birçok ortak veya benzer görüşleri paylaşmakta ve bu konularda daha çok iletişim kurmalıdır. Çin, Türkiye ile BM, G20 ve diğer çok taraflı platformlarda koordinasyonu ve eşgüdümü güçlendirmeye, hegemonya ve güç politikalarına birlikte karşı çıkmaya ve adil ve makul bir küresel yönetişim sisteminin kurulmasını teşvik etmeye hazırdır.
Bahar, yılın başlangıcıdır. Çin bahar kokarken Türkiye de canlılıkla doludur. Umarım toplantıya katılan tüm konuklar derinlemesine görüş alışverişi yaparak ortak bir zemin oluşturur ve Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişimi için değerli önerilerde bulunur. Ayrıca, bu "Bahar buluşmasına" katılan her çevreden gelen arkadaşlarımızı, Çin ve Türkiye arasındaki dostane etkileşim ve işbirliğini teşvik etmek için köprü rolü oynamaya ve kapsamlı, derin ve üst düzeyli Çin Türkiye stratejik işbirliği ilişkilerinin tesis edimesine katkıda bulunmaya davet ediyoruz.
Son olarak, bu diyalog toplantısının başarıyla sonuçlanmasını dilerim!
Teşekkür ederiz!