Türkiye toplumunun her kesiminden arkadaşlar, Türkiye’de bulunan vatandaşlarımız:
Devlet Başkanımız Sn. Xİ Jinping tarafından Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti nezdinde 16. Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi olarak atanmaktan büyük onur duyuyorum.
Çin ve Türkiye, her ikisi de köklü bir tarihe ve zengin medeniyetlere sahiptir. Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan ipek yolu iki milleti birbirine bağlamış, aralarındaki karşılıklı alışveriş ve dostane temaslar tarihe geçmiştir. Son yıllarda, Çin Devlet Başkanı Sn. Xİ Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN'ın ortak ilgilenmesi ve liderliği sonucu, Çin-Türkiye ilişkileri istikrarlı bir şekilde gelişmekte ve her alandaki işbirliği derinleşmektedir. Kısa bir süre önce vedalaştığımız 2024 yılında, Çin-Türkiye ilişkilerinde zengin sonuçlar elde edilmiştir. Başkan Xİ Jinping Şanhay İşbirliği Örgütü Zirvesi esnasında Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’la başarılı bir görüşme gerçekleştirmiş ve ikili ilişkilerin gelecekteki gelişimi için yön vermiştir. Türkiye Dışişleri Bakanı Sn FİDAN’ın Çin ziyaretinde de olumlu ve önemli başarılar elde edilmiştir. Çin-Türkiye Hükümetlerarası İşbirliği Komitesi Mekanizması’nın ikinci toplantısı başarıyla gerçekleştirilmiştir. Çin-Türkiye stratejik işbirliği ilişkileri yeni ve önemli fırsatlarla karşı karşıyadır.
Çin ve Türkiye arasındaki uzun mesafe hiçbir zaman ikili münasebetler ve işbirliklerine engel olmamıştır. Her iki taraf, kendi bağımsız ve egemen kalkınma haklarını savunma ve uluslararası eşitlik ve adaleti koruma konusunda geniş ortak çıkarlara sahiptir. İki taraf, birbirinin temel çıkarlarını korumasına kararlılıkla karşılıklı destek verdikçe ve karşılıklı siyasi güveni sürekli olarak pekiştirdikçe, karşılıklı yarara dayalı üst seviyeli işbirliğinin ilerletilmesi ve kapsamlı, derin ve üst düzey Çin-Türkiye ilişkilerinin tesis edilmesi tamamen mümkündür. Türkler “Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez” derler, Çinliler ise “Herkes odun getirdiğinde ateş daha çok yükselir” derler. Dayanışma ve işbirliği ruhunun iki ülke halkının yüreklerinde kök saldığı bundan anlaşılmaktadır. Çin ve Türkiye’nin el ele verip işbirliğini güçlendirmesinin, iki ülke halkına faydalar getireceği gibi bölgesel barış, kalkınma, refah ve istikrara da önemli katkılar yapacağı kesindir.
Yeni atanan Çin Ankara Büyükelçisi olarak, görevimin hem şerefli bir misyon hem de büyük bir sorumluluk olduğunu derinden hissediyorum. Üzerime düşen görevleri sadık ve sorumlu bir şekilde yerine getirerek Çin-Türkiye dostluğu ve işbirliğine ivme kazandırıp katkılarda bulunmaya çalışacağım. Çin-Türkiye ilişkilerinin gelişimi, iki ülkenin toplumunun her kesiminden arkadaşların gösterdiği ilgi ve verdiği desteklerden ayrı tutulamaz. Çin Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu, her zaman olduğu gibi Türkiye’de bulunan Çin vatandaşları, Çin kökenliler, Çinli işletmeler, Çinli öğrenciler ve Türkiye’ye gelen Çinli turistlere elinden geleni yaparak hizmetler sunacaktır. İki ülkenin liderinin mutabakatlarını tam anlamıyla yerine getirerek potansiyeli derinlemesine açığa çıkarmak, karşılıklı yarara dayalı ikili işbirliklerini yeni bir düzeye taşımak ve böylelikle Çin-Türkiye stratejik işbirliği ilişkilerinin gelişmesine ivme kazandırıp iki ülkenin dostluğunda yeni bir sayfa açmak üzere Türk hükümeti ve toplumun her kesiminden insanlarla kapsamlı temas ve iletişim kurmaya ve derinlemesine görüş alışverişi ve işbirliği yapmaya hazırım.