Xinjiang Bölgesi'nde yaşanan sorun, hiçbir zaman insan hakları sorunu, etnik sorun veya din sorunu olmadı. Bölgede yaşanan sorun,
şiddet, terör ve bölücülük sorunudur. Çok uzun zamandır aşırıcılık, şiddet, terör ve bölücülük faaliyetlerinden derin zarar gören bölgede,
halkın can ve mal güvenliği ciddi bir şekilde tehdit ediliyordu. Xinjiang Bölgesi'nde bu sorunların hem yüzeyden hem de kökünden yok
edilmesinde aynı zamanda darbe indirme ve önceden önlenmenin birleştirilerek yürütülmesinde ısrar ediliyor. Bölgede alınan bir dizi tedbirler
hem Çin'in hukukuna uyuyor, hem de Çin'in Birleşmiş Milletler Küresel Terörle Mücadele Stratejisi ve Şiddet İçeren Aşırıcılık Önleme Hareket
Planları dahil olmak üzere uluslararası camianın terör ve aşırıcılıkla mücadele önerilerini yerine getirmesinin somut adımları ve göstergeleridir.
Xinjiang Bölgesi'nde yürütülen çalışmalar, etkin bir şekilde şiddet ve terör faaliyetlerinin önünü kesti, vatanımızın bütünlüğü ve güvenliğini ciddi
bir şekilde korudu, bölge halkının yaşam hakkı, sağlık hakkı ve kalkınma hakkı gibi temel insan haklarını temin etti. Geçtiğimiz 3 yıldan fazla
süreçte, bölgede hiçbir şiddet ve terör olayı meydana gelmedi, farklı etnik gruplar eşitlik ve dayanışma içinde, diyanet işleri pürüzsüz bir şekilde
yürütülüyor, halk huzur ve istikrar içinde yaşıyor. Uluslarası camia, Çin Hükümeti'nin Xinjiang Bölgesi'ni yönetme politikalarını genel olarak olumlu
bir şekilde karşılıyor.
Terör ve aşırıcılık insan toplumunun ortak düşmanıdır. Farklı ülkelerin terör ve aşırıcılıkla mücadele çabalarını değerlendirmek için farklı ölçütler
kullanılamaz, uluslararası terbiyeden yoksun ve insan vicdanına aykırı olarak kasten karalamak hiç yapılmaması gereken bir harekettir. ABD tarafının
sözde "yasa tasarısı" gerçekleri ve doğruları hiçe sayarak, Xinjiang Bölgesi'ndeki terör ve bölücülükle mücadele ayrıca aşırıcılık giderme çabalarını
karalamaya çalışıyor, terörle mücadele konusunda net bir şekilde çifte standart uyguluyor. Bu yapılanlar, ABD'nin Çin'in egemenliğini ve güvenliğini
sabote etmek, Çin'in farklı etnik grupları arasındaki ilişkilere fitne sokmak, Xinjiang Bölgesi'nde refah ve istikrarı bozmak ve Çin'in gelişmesini önlemek
için olan kötü niyetini bir kez daha açıklığa kavuşturdu.
ABD tarafına ciddi bir şekilde tekrar açıklıyoruz: Xinjiang Bölgesi'nde yaşanan sorunlar Çin'in içişleri, herhangi bir yabancı devletin müdahalesine
müsamaha gösterilemez. Çin Hükümeti ve halkının, ülkemizin egemenliği, güvenliği ve kalkınmadaki çıkarlarını koruma kararlılığı hiçbir zaman
değişmeyecek. ABD'nin yaptığı bu hatadan derhal vazgeçmesini ve Xinjiang'a ilişkin sözde "yasa tasarısı" ile Çin'in çıkarlarına zarar vermeyi ve Çin'in
içişlerini müdahalesini derhal durdurmasını mükerreren davet ediyoruz. Aksi takdirde, Çin karşılığını verecek ve bunun yol açacağı bütün sonuçlara
ABD tarafı katlanmak zorunda kalacaktır.